Günün Sözü

Umut her daim vardır...
Erdem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erdem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2013 Çarşamba

Hayal Kurabilsem ya!




Enerjim o kadar çekilmiş ki uzun süredir hayal kuramadığımı fark ettim. 

Acaba diyorum, hayal kurabilmek yaşla mı alakalı yoksa ruh haliyle mi alakalı? 

Küçükken de, ergenlik döneminde de hayallerim vardı. Uyumadan önce en sevdiğim şeydi hayal kurmak. Aslında bilirim gerçekleşmeyecek ama olsun, kısacık bir süre de olsa, ihtimaliyle mutlu oluyorum ya, yetiyordu bana... 

Hayal kurabilmek güzel şey aslında. Kurduğunuz hayallerin illaki gerçekleşmesi gerekmiyor...  İhtimali bile bizi mutlu ediyor ya, önemli olan o. 

Şöyle oturdum, düşündüm ne zamandır hayal kuramadığımı fark ettim. Acaba dünyadan el ayak mı çekiyorum? Yoksa artık umudumu mu yitirdim? Ya da hiç bir şeyin önemi mi kalmadı hayatımda? Çıkamadım işin içinden anlayacağınız. En mantıklı açıklama; enerjimi yirtirmişim hayata karşı. 

Belki de yeni bir başlangıç yapmak gerek. Hayatımda köklü değişikliklere gidip, başka başka seçenekler çıkarabilmeliyim karşıma. 

Bir şeyi kırk defa dersen olurmuş dedikleri gibi ben de burada diye diye inşallah hayatımda yeni bir dönem açacağım. Beni bağlayan tüm iplerden, alışkanlıklardan kurtulacağım ve yeni bir evre başlatacağım hayatımda. İnşallah! Sık sık söylersem yakında ben de inanacağım umarım...      

Tüm bu değişiklikler için cesaret gerek elbette. Korkak olduğumdan değil mesele;  sorun sağlam basmaya çalışmakta. 

Cesaret adını verdiğimiz erdem, başıboş bir kahramanlık, anlamsız bir atılganlık ve cüretkârlık, her tehlikeyi düşüncesizce göğüsleme olmayıp; neden korkulup neden korkulmayacağına, neyin göğüslenmeye değer olup, neden kaçınmanın iyi olacağına ilişkin bilgiden başka bir şey değildir,  demiş Sokrates.

Üstat hislerime tercüman oluyor işte. Yanlış adım atmamak, iyice tartıp biçmek için belirli bir süreyi kurban ettim çaresi yok. Hesabı iyi yapmak gerekiyor. Ani kararlar verip sonrasında sorunlarla boğuşmak çok da akıllıca olmayacağından, Üstadı dinliyorum ve Cesaret konusunda erdemli davranmaya çalışıyorum. 

Tamam, peki kabul ediyorum; kesin alınacak kararlardan önce biraz beklemek ve zamanı değerlendirmek gerek.  Ancak bu süreçte birazcık da olsa hayal kurabilsem ya! 



30 Eylül 2013 Pazartesi

In any contest between power and patience, bet on patience.


Özlü sözler vardır bilirsiniz. Hele Türkçe'nin en çok sevdiğim tarafı deyimlerimiz ve ata sözlerimizin varlığıdır. İtiraz edenler olabilir elbet, vardır bir düşündükleri ancak benim kanaatimce Türkçe'yi zenginleştiren, deyimlerimiz ve ata sözlerimizdir. Onlar olmasa ifade alanımız çok dar olacak ve ne yazık ki bazı şeyleri anlatmakta kısıtlı bir alana sahip olacaktık. 


Rahmetli anneannem sayesinde ben ve kuzenler -doğal olarak analarımızdan da nasiplendiğimiz- hatırı sayılır miktarda deyiş öğrendik. Hem de ne deyişler! Keşke imkan olsa, keşke burada yazmak için uygun olsalar da şöyle uzun bir liste yapabilsem size. Yeri geldikçe kullanır, yeri geldikçe son noktayı siz koyabilirdiniz sohbetlere. 

İşte bizim dilimizdeki gibi,  yabancı deyişler de çok hoşuma gider. Bir film seyrederken, bir kitap okurken dikkatimi çeken bir cümle olursa hemen bir yere not ederim. (Son günlerde çoğunlukla telefonuma! Gerçi sonradan bu neydi diye bir türlü çıkaramadıklarım da oluyor ama not almaya aynen devam ediyorum.) 

İşte böyle bir zamandan kalma bir cümle çıkıverdi notlarım arasından. Der ki; Güç ve sabır arasında bir yarışma olursa, sabırdan yana bahse girin!   

Hayatımda bir çok kereler bunun çok doğru olduğunu bire bir yaşadım. Bazen kötü anlar yaşarsınız, bazen her şey ters gider, bazen çok kırılırsınız, bazen sizi çok üzerler, bazen tüm dünya başınıza yıkıldı sanırsınız, bazen bir haksızlığa uğrasınız, bazen birileri haksızlığa uğramıştır ve gücünüz yetmediği için siz de sadece seyretmek zorunda kalmışsınızdır, bazen acılara şahitlik etmiş, bazen de acıları yaşamışsınızdır. Tüm bu yaşamdan kesitlerin içinde hep ama hep gücünüz olsun istemişsinizdir. Veyahutta değiştirme gücüne sahip olmak istemişsinizdir... Sonuca çıkan yol hep güce sahip olmaktan geçer gibi görünmüştür. Öyle ya, güç sahibi olanlar, her şeyle başa çıkma potansiyeline de sahiptirler. 

Sizi hayal kırıklığına uğratacağım. Böyle bir düşünce içerisindeyseniz maalesef büyük bir yanılgı yumağına dolanmış bulunuyorsunuz. 

Güç geçicidir arkadaşlar. Bir insanın sahip olabileceği en değerli şey sabretmesini bilmesidir. Sabır erdemler arasında bulunur. Ama Güç! Bir erdem değildir. Bugün sahip olunan ama ebediyete kadar sahip olunacağı garantisi olmayan bir olgudur. Oysa sabır... Sabır bir insanı her zaman ayakta tutar! Sabır bir insanı her zaman hayatta tutar! 

Dönün şöyle geçmişinize bir bakın. Yaşadığınız şu ana kadar,  başınıza gelen en kötü anlarda sizi Güç mü hayatta tuttu yoksa sabretmenizin ödülünü mü aldınız? 

Sabır bilgeliğin arkadaşıdır. Sabrettiğiniz sürece güç sahibi olanların dahi sahip olamayacağı tek şeye sahip olursunuz. Sadece içinizdeki bilgenin gösterdiği yolda ayakta kalabilme onuru. 

Ve elbette bir de; 

Sabrınızın sizi selamate çıkardığı andaki içinizdeki tarif edilemez kanat çırpınışlarıyla, yüzünüzdeki müstehzi gülüş.